Zulüm Nedeniyle Acı Çekiyor Musunuz veya Makul Bir Zulüm Görme Korkunuz Var mi?

Mülteci olabileceğinizi kanıtlamak için zulüm korkunuzun olduğunu veya zulümden dolayı acı çektiğinizi göstermelisiniz. Göçmenlik hukukunda veya başka herhangi bir yerde zulmün tek bir tanımı yoktur. Durumunuzla ilgili karar verecek kişi (İltica Memuru veya Göçmenlik Yargıcı) zararın sizi bireysel olarak nasıl etkilediğine yakın bir ilgi göstererek olayları dinleyecektir.

İltica Talebinizi Zulmü Göstererek Kanıtlayabilir Misiniz?

Gerçekten zulüm kurbanı olduğunuzu göstermede, durumunuzu inceleyecek ve sizinle buluşacak olan ABD hükumeti memuruna veya yargıca sunmak için çeşitli şekillerdeki kanıtları toplarken elinizden gelenin en iyisini yapacaksınız. Kendi ifadenizi, tanıkların beyanlarını, sizin durumunuzu veya ülkenizde insan haklarının durumunu tartışan gazete ya da diğer bildirileri, uzman tanık görüşlerini ve fazlasını kullanabilirsiniz.

İltica İçin Temel Uygunluk Kriterlerini Karşılıyor Musunuz?

ABD sınırları içerisinde fiziksel olarak bulunan bir kişi iltica başvurusunda bulunabilir. Bu durum kontrollü giriş yapmış, ülkeye kabul edilmiş fakat vizesinden uzun süre ülkede kalmış kişiler kadar, denetimsiz olarak giriş yapıp belge sahibi olamayan bireyleri de kapsamaktadır.

Eğer siz:

  •          Ülkenizin dışındaysanız ve ülkenize dönemiyor/dönmek istemiyorsanız,
  •          Söz konusu ülkenin himayesinden faydalanamıyor veya faydalanmak istemiyorsanız
  •          Zulümden dolayı acı çektiğinizi gösterebiliyorsanız veya ırk, din, ulus, bir politik düşünceye veya sosyal gruba mensup olma nedeniyle iyi temellendirilmiş bir zulüm görme korkunuz varsa ve de
  •          Başka bir kişiye asla zulüm uygulamadıysanız, ilticaya uygunsunuzdur.

Bir kişinin mülteci olabilmesinin tek diğer yolu kürtaja veya kısırlaştırmaya zorlanmış olmak veya böyle bir uygulamaya zorlanmaktan iyi temellendirilmiş bir şekilde korkmak ya da böyle bir uygulamanın başarısız oluşu, reddi veya uygulamaya direnç göstermiş olma nedeniyle zulüm görmektir.

 

İltica Hakkı Kazanmak İçin Hangi Kriterleri Sağlamalıyım?

Gelecekte zulüm görmekten korkmak yeterli olsa da; bu durum başvuru sahibini, olası zulmün ırkı, dini, ulusu, bir sosyal gruba veya politik görüşe mensubiyeti temelinde uygulanacağını kanıtlama yükümlülüğünden kurtarmaz.

Başka bir deyişle, başvuru sahibinin ülkesinin korkunç bir yer olduğunu göstermek yeterli değildir, bu durum toplumsal anlaşmazlıklar veya rastgele şiddetin yayılması nedeniyle olabilir. Ülkeniz gerçekten de korkutucu bir yer olabilir; fakat siz, sizin özel durumunuzu bu koşulların nasıl etkilediğini yine de göstermek zorundasınız. Üyesi olduğunuz veya sizi tanımlayan gruba karşı zulüm tehdidi ne kadar yaygın ve ciddiyse, o kadar az kişiselleştirilmiş şekilde zulüm tehdidini göstermeniz gerekmektedir.

Iltica hakkı için başvuru yapmayı mı düşünüyorsunuz?

Aşağıda bulunan kontrol listesi iddianızın geçerli olup olmadığını anlamanıza yardım edecek ve başvuru yaparken herhangi bir engeli gözden kaçırmamanızı sağlayacaktır.

Fakat ilk olarak, ilticanın ne olduğunu anladığınızdan emin olun. İltica hakkı ABD sınırları içerisinde bulunan ve geçmişteki zulüm veya gelecekte olabilecek zulümden korkma nedeniyle ana vatanına dönmek istemeyen kişilere verilmektedir. Bu hak size süresiz olarak ABD içerisinde yaşama ve çalışma imkanı tanımakta ve bir yıl sonra da sürekli oturma izni için başvurma olanağı sağlamaktadır. Hükmün verildiği tarihte başvurunuzda listelenmiş eşiniz ve bakmakla yükümlü olduğunuz kişiler (21 yaşından küçük çocuklar) de iltica hakkı kazanmaktadır.

İltica Hakkı Kazandıracak Zulüm Sayılan Zarar Verme Şekilleri

Sözü geçen tanımlar çok tatmin edici olmamaktadır. Daha sık olarak, hangi mevcut zararların iltica hakkı kazandıran zulüm şekli olarak kabul edildiğine bakılmalıdır.  Bunlar:

  • Fiziksel şiddet: örneğin; belirtilenlerin ciddi yaralanmalara, uzun süre kalıcı hasara veya zorunlu tıbbi müdahaleye sebep olmasına bakılmaksızın; dayak, saldırı, kelepçeleme, tecavüz veya cinsel istismar, kadın sünneti, elektrik şoku, invazif fiziksel muayene, zorla yapılan kürtaj veya kısırlaştırma, zorla çalıştırma ve benzerleri.
  • İşkence: fiziksel şiddet, kasti olarak akıl sağlığına zarar veren cezalar, uzamış hukuk dışı gözaltı, cinsel şiddet, tecavüz ve benzerlerini kapsayan ciddi insan hakları ihlalleri
  • Diğer insan hakları ihlalleri: örneğin, soykırım veya kölelik
  • Zarar verme tehditleri: özellikle tehditte söz konusu olan zarar ciddiyse, duygusal veya psikolojik zarara sebep vermişse veya inandırıcıysa, mesela zulüm uygulayan, kişiye, ailesine ya da benzer durumdaki kişilere daha öncesinde zarar verdiyse
  • Hukuk dışı gözaltı: Sıradan suçlar için cezalandırma zulüm değildir, fakat kişi yargı süreci veya resmi suçlama olmaksızın ya da politik veya ayrımcılık sebepli göz altındaysa,  özellikle de göz altı süresince kötü muamele uygulanıyorsa bu durum zulüm seviyesine varabilir
  • Mental, duygusal veya psikolojik zarar verme: yıldırma, gözetim altında tutma, özel hayatın ihlali, uzun süren tehditler veya fiziksel olarak acı verici veya zararlı olmasa da kişinin iç dünyasına karşıt düşen bir davranışın zorla uygulatılması
  • Mevcut ekonomik ayrımcılık veya zarar: örneğin, kasti olarak gıdadan, barınmadan, istihdamdan veya diğer yaşamsal temel gereksinimlerden mahrum bırakma veya malların yağmalanması, tahribatı veya el konulması
  • Diğer ayrımcılık veya taciz şekilleri: örneğin, pasaport reddi, muhbir olmaya zorlama veya eğitim olanaklarına erişimde kısıtlamalar;  bununla birlikte bazı başvuru sahiplerinin, eğer geleneksel zulüm anlayışına uyacak kadar ciddi değillerse, kendilerine karşı yapılan olumsuz hareketlerin bir kombinasyonunu göstermesi gerekebilir.

İltica Davalarında Zulüm Uygulayıcı Kimdir?

Zulüm ya ülkenizin yönetiminden (polis, devlet memurları, gizli servis, ordu) veya gerilla, muhalif aşiretler, dazlaklar, aşırı sağcı milisler, etnik gruplar ve organize suç örgütleri gibi devletin kontrol edemediği diğer otorite ve gruplardan gelmelidir.

İltica davasını kazanmak için,  bu güçlerin zulüm hedefi olarak neden sizi seçtiğini açıklamanız gerekmektedir.

Zulüm, belirtilen beş temelden biri üzerinde gelişmelidir: ırkınız, dininiz, ulusunuz, politik görüşünüz veya belirli sosyal bir gruba mensup olma. Bu kategorilerden hangisine uyduğunuzu belirlemeniz ve zulüm ile bu sebep arasında bağ kurabilmeniz davanız açısından sonucu değiştirecek önemdedir.

ILTICA. Koruma Sağlamada İdari Yetersizlik veya İsteksizlik Temelinde İltica Hakkı

Zulüm hükümet tarafından veya hükümetin engellemekte yetersiz veya isteksiz olduğu bir hükümet dışı güç tarafından uygulanmalıdır. Bazı vakalarda zulüm uygulayıcının devletle kimi bağlantıları bulunmaktadır ve bu bağlantılara dikkat çekilmelidir. Zulüm uygulayıcının hükümet değil de, bir eş, sürekli partner veya aile üyesi olduğu aile içi şiddet vakalarında, hükümetin gerekli yasal standartları karşılamak için zulüm uygulayıcıyı kontrol etmekte isteksiz veya yetersiz olduğunu kanıtlamak elzemdir.  Sınama, ana vatanına döndüğünde %10 zulüm görme ihtimali olduğunu kişinin kanıtlayıp kanıtlayamadığı üzerinden yapılmaktadır. Hükümetin zulümde suç ortağı olduğunu gösteren kanıtlar veya hükümetin başvuru sahibine veya benzer durumdaki kişilere karşı sistematik olarak tepkisiz kaldığını kanıtlama, devlet güvencesinin mevcut olmadığı veya güvenilmez olduğu yönündeki bir kararı destekleyecektir . İstismarı polise bildirmek iltica hakkı kazanmak için gerekli değildir; sadece müdahale faydasız olmuşsa veya koruma istemek potansiyel bir tehlike doğurmuşsa, başvuru sahibinin yardım taleplerinin göz ardı edildiğini gösterme ihtiyacına çare olacaktır. Örneğin, otoritelerin tepki vermesi ihtimal dışıysa veya tepki verseler de, etkili olamıyorsa, (mesela bir koruma kararı alınıyor fakat uygulattırılamıyor) bu şartlarda otoritelere şikayette bulunmak faydasız kabul edilecektir. Kanıt gerekli değildir, çünkü bazı durumlarda istismarı bildirmek istismarcının misilleme imkanı nedeniyle tehlikeli olabilmektedir. Bildirimde bulunmanın, aslında korumak için var olan otoriteler tarafından ayrımcılığa veya kötü muameleye sebep olduğu vakalar da mevcuttur.

ILTICA. Zorla Uygulanan Tıbbi ve Fizyolojik Tedavi

Mahkemenin Rusya kökenli, Rusya’daki gay ve lezbiyenlere uygulanan şiddeti protesto ettiği için çeşitli olaylarda tutuklanmış ve hapis yatmış bir lezbiyen olan Pitcherskaia v. INS. Pitcherskaia’daki kararı. Milis güçler kendisini zorla hastaneye kapatmakla tehdit etmiş ve terapi seanslarına katılmasını zorunlu tutmuştur. Kendisine başarılı şekilde reddettiği sedatif ilaçlar reçete edilmiştir. Ek olarak, eski kız arkadaşlarından biri isteği dışında hastaneye kapatılmış ve cinsel yönelimini tedavi etmek amacıyla elektrik şoku tedavisi ile bazı diğer tedavilere maruz bırakılmıştır. Uygun olan sınama, makul bir insanın bu çilenin saldırgan biçimde uygulanıp uygulanmadığını bulacak olmasıdır.

Genel olarak, taciz ve ayrımcılık iltica için zulüm tanımlarını karşılamaz. Zulüm, azınlıklara karşı uygulanan genel ayrımcılıktan farklı şekilde, uç bir kavram olarak görülmektedir. Zulüm  “herhangi bir fiziksel cezanın, şiddet uygulamasının veya ciddi özgürlük kısıtlamasının eşlik etmediği sözlü taciz veya tehditten oluşan birkaç izole olaydan fazlası”nı gerektirmektedir. Geçimini sağlama hakkına, dinini uygulamaya veya sıradan eğitim kurumlarına erişebilmeye getirilen ciddi kısıtlamalar gibi ayrımcılığın ciddi formları bazı durumlarda zulüm anlamına gelecektir. Ciddi şekilde yükselen birikimsel ayrımcılık zulüm olarak görülmede daha yüksek şansa sahiptir.

Suçlar tek başlarına muhtemelen bir iltica vakası için zulüm seviyesine ulaşamayacaktır. Yine de, başvuru sahibi hırsızlık veya saldırının ırk, din, cinsiyet, politik görüş, milliyet ve sosyal grup bağlamında motive olduğunu gösterebilirse ve polis koruma sağlamada başarısız olmuşsa, durum zulüm tanımına uyabilir.

Meksika kökenli bir Gay; polisin ahlaka aykırı şekilde hitap ettiği ve ondan zorla para aldığı, hırsızların ona gay olduğunu söyleyerek gasp ettiği ve bir grup erkeğin ona “ib.e” diye bağırarak dövdüğü bir olayda, Göçmenlik Mahkemesi, bunun zulüm olmaktansa sadece taciz ve ayrımcılık olduğu kararına vardığından, iltica hakkı kazanamamıştır. Bu olay hırsızlık ve gaspın zulüm sayılabilmeleri için genel olarak belirli uç bir seviyeye ulaşması gerektiğini göstermektedir.

Eğer söz konusu ülke genel topluma karşı her iki çeşit suç olaylarını muazzam seviyede arttıran şartlar olan iç karışıklıklar ve ekonomik bunalım yaşıyorsa hırsızlık ve gaspın zulüm sayılabileceğini kanıtlamak zor olacaktır.