Göçmen Muafiyeti Için Uygunluk Şartları Nelerdir

Birleşik Devletler’de kalıcı olarak ikamet edenlerin akrabaları ve Birleşik Devletler dışında yaşayan Birleşik Devletler vatandaşının akrabaları için de uygun standart yasadışı olarak bulunma muafiyeti bulunmaktadır.

Standart bir yasadışı olarak bulunma muafiyetine uygun olmak için, aşağıdaki BÜTÜN koşulları yerine getirmelisiniz:

  • 18 yaşında ya da daha büyük olmak.
  • Birleşik Devletler vatandaşı ya da daimi oturma izni olan birinin eşi veya çocuğu olmak.
  • Onaylanmış bir I-130 ya da I-360 dilekçesine sahip olmak.
  • Göçmenin iyi ahlaki karaktere sahip olduğunun ikna edici kanıtlarını sağlamak.

·         Yasadışı statü ile bulunmanın kabul edilemezliğinden ötürü Birleşik Devletler yurtdışı konsolosluğunca reddedilmiş bir göçmen vizesi dosyasına sahip olmak.

  • Birleşik Devletler’e giriş izninizin reddinin Birleşik Devletler vatandaşı eşinize ya da ailenize aşırı derecede zorluk yaratacağını gösterebiliyor olmak.

Hüküm veya standart yasadışı olarak bulunma muafiyetinin onaylanması ile, daha sonra göçmen, yaşadığı ülkedeki konsoloslukta göçmen vizesi başvurusu sürecinde onay alabilir.

Başarı şansını arttırmak için göçmenin muafiyet başvurusunun deneyimli bir göçmenlik dava vekili tarafından düzgün bir şekilde hazırlanması önemlidir. Birleşik Devletler vatandaşı veya kalıcı ikamet sahibi olmanın aşırı derecede zorluk gerektirdiğini kanıtlamayan argümanlar ararken çevirmedik taş bırakmadık.

Hangi irtica kanıtı gerekmektedir?

Birinin dosyasını kanıtlamak için irtica kanıtı toplama, gerçekten de zaman zaman zor olabilir. Birleşik Devletlerde irtica için yeterlilik kazanmak için, yaşadığı ülkede geçmiş bir zulüm çekmiş veya haklı nedenlere dayanan zulüm korkusu olmalıdır, ancak tacizinin ve kaçmasının koşulları bir hayli belgelenmiş olmak için mümkün görünmemelidir. Mostofi “İnsanlar için hikayeleri hakkında konuşmak zor olabilse de, kazanmak için mahkemeye belirli şeyler göstermeleri gerekmektedir.” diye not eder, yüksek tutarlıkta hikayeler ve ikna edici kanıtlar. Sturla buna katılır, yargıçların “utlak gerçeği aramadığını onaylar, ancak onların kanıt yüküne yeterince kanıt sağlayıp sağlamadığına bakar. [Başvuru sahibinin]” Çünkü zülum edenlerinden not olmayanlar, irtica- talep edenler davalarını destekleyecek başka yollar bulmak zorundadır. Tabi ki, irtica talebinde olan insanlar sıklıkla Birleşik Devletlere az sayıda kişisel eşya ve davalarının zayıf kanıtları ile kaçabilirler, bu yüzden avukatları kanıt gösterecek başka formlar bulmaya çalışmalılardır. Sonuç olarak, avukatlar tanık ifadelerine ve medikal, psikolojik ya da kültürel uzmanlarına raporlarına başvurabileceği gibi yaşanılan yerde yayınlanan yeni makaleleri ve insan haklarını bildirilerini belirterek dava dosyasını oluşturabilirler. Bu arada, sıklıkla, birinin ülkesinden ayrılması ve diğer bir irtica istemesi kararı bilinçli olarak yapılır ve birçok irtica talebinde bulunan insan en azından korku dolu durumlarını kanıtlamaya yeterli olacak az miktarda kanıtı toplamayı başarırlar.  ”İdeal olarak, karşı konulamaz bir iddia ile duruşmaya gitmek isteyebilirsiniz.” diye vurguladı Mark von Sternberg, ancak bu tarz kanıtları elde etmek zordur. Tecrübeli avukatlar yasal standartları karşılama gerekliliğini bilirler; ancak süreçteki içsel öznellik için, başvuru sahiplerinin davaları özgün ve hakimleri layık olduklarına ikna edecek titizlikte olmalıdır.

Dine dayanarak nasıl irtica kazanılır?

Din özgürlüğü ( Herhangi bir dine sahip olma, olmama, gereklerini uygulama ya da uygulamama) önemli bir haktır- Birleşik Devletler yasası ve uluslararası kanunlar altında. Bu yüzden, dini zulümün kurbanları Birleşik Devlet göçmen kanunları altında belirli korumalar hakkına sahiptir: Yaşadığınız ülkede dininiz ( Dininizin olup olmaması ya da olması ya da öyle olarak algınlanmanız) yüzünden zulüm gördüyseniz ya da zulüm görmekten korkuyorsanız, o halde Birleşik Devletlerde irtica veya mülteci koruması için hak kazanabilirsiniz. Bunun gibi statüler o şehirde yaşamaya ve çalışmaya izin verecek ve bir yıl sonra sizi kalıcı ikamet ( Yeşil kart) sahibi olmak için uygun kılacaktır.

Bu makale Birleşik Devletler irtica veya mülteci statüsüne başvurularda, kanunun neyi “Din” olarak gördüğü, neyi “Zulüm” olarak gördüğü ve bazı belirli davalarda dinin nasıl zulmün nedeni olduğunu göstermeyi ele almaktadır.

Birleşik Devletler Göçmen irtica kanununda ne “Din” olarak görülmektedir?

Birleşik Devletler irtica kanununda dinin özel tanımı bulunmamaktadır. Bunun nedeni, böyle bir tanımın din özgürlüğü prensiplerine azınlıkların dünya görüşlerini ötekileştirerek ters düşme riski oluşturmasıdır. Onun yerine, “Din” terimi sadece Hinduizm, Musevilik, Budizm, Hristiyanlık ya da İslam gibi geleneksel kurumsallaşmış dinleri değil, aynı zamanda yandaşlarının hayatında benzer rol oynayan ( Allah ile ilişkili olsun ya da olmasın.) herhangi başka yeni veya daha küçük sistemi olan gerçek inançların ya da uygulamaları içerecek şekilde genişçe algılanmalıdır.

Bu da demektir ki, yaşadığınız yerde dini bir azınlığa aitseniz (bir ya da birden fazla din hakkındaki olağandışı kişisel görüşlerinizden dolayı veya küçük ya da az bilinen bir dini sektin üyesi olmanızdan kaynaklanan.), yaşadığınız yerdeki toplum tarafından inançlarınızın tanınmamasına dayanarak çekebileceğiniz ya da çektiğiniz zulüm için Birleşik Devletlerde irtica istediğinde bulunmakta tereddüt etmemelisiniz. Aksine, sizin pozisyonunuzdaki insanlar için sıklıkla dini irtica ve mülteci koruması özellikle uygun olma eğilimindedir.

Bu demek değildir ki, ne var ki, herhangi bir inanç ya da uygulama, her neyse, “Dini” etiketi yapıştırılarak kabul ettirilemez. Onun yerine, Birleşik Devletler hükumetinin, dini irtica olarak tanıması davadan davaya değişebilecek bir şekilde belirlenmektedir. Yani,  irtica ya da mülteci talebinizi dayandırdığınız din iyi bilinmedikse, “Yerleşik” dinler ile kendi inanç veya uygulamalarınız ( Ya da zulm edenlerinizinkinin) arasındaki benzerlikleri vurgulamaya çalışmak iyi bir fikir olabilir.   Birleşik Devletlerde irticaya başvurmadan önce deneyimli bir irtica avukatı ile görüşmek her zaman önerilir.

Birleşik Devletler Göçmen Kanunca “Zulüm” sayılan nedir

Birleşik Devletler irtica ve mülteci statüsünün amacında, Zulüm kelimesi genel olarak ciddi tehditlere, fiziksel, psikolojik ika ya da birinin kendi hükumeti tarafından (Ya da kişinin hükumetinin zoraki veya kontrol edilemez grupları tarafından) verilen ekonomik zarar anlamına gelir.

Dini normlar ile sözde uyumlu olmayan (Örneğin, bir kıyafet yönetmenliği, kadınların yüzünü ve göğsünü örten bir örtü örtünme zorunluluğu gibi) dolayısıyla, eğer şiddet gördüyseniz, alıkonulduysanız ya da başka türlü kişisel olarak dindar bir polisi tarafından cezalandırıldıysanız -ya da hatta sizin üzerinizde daha fazla otoritesi olan ya da ülkenin hükumeti tarafından tolere edilen bir aile üyesi tarafından- , öyleyse Birleşik Devletlerde dini irtica veya mülteci koruması için kalifiye olabilirsiniz.

Ek olarak, kişisel olarak hedef alınmasanız da eğer ülkenizin kanunları dini özgürlüğünüze özel kısıtlamalar (Dini grubunuza üyeliğinizi yasaklamak, kamu ibadetini sınırlamak ya da herhangi başka bir inanca dönüşünüzü gerektirmek.) empoze ediyorsa  ve bu kanunlar kişisel yaşam tarzınızda önemli etkilere neden oluyorsa dini zulme uğradığınızı iddia edebilirsiniz. (Örneğin, eğer Çin’de Katolik olarak yetiştirildiyseniz, ancak şu anda itaatli değilseniz, ülkenizin hükumeti herhangi bir şekilde kiliseye gitmenizi yasaklayan bir kanunu çıkarttıysa, zarar gördüğünüzü kanıtlamakta zor zamanlar yaşayabilirsiniz.)

Aynı zamanda, nötr ya da diğer türlü meşrulaştırılmış amacı olan kanunlar, ancak belirli bir dini gruba daha zararlı  olduğunda zulüm olarak değerlendirilendiremeyebilir. (Eşit olmayan bir şekilde zorlanmadıkları takdirde) Örneğin, bir toplumsal sağlık kanunu, bir dini grubun rituellerinde kullandığı zihni etkileyen maddeleri almayı yasaklaması, muhtemelen irtica ya da mülteci statüsü için bir temel oluşturmayacaktır. Buna karşın,  askerlik yapmayı reddelenler için istinasız askeri hizmeti zorunda tutan bir kanun iyi bir yeterlilik sağlayabilir.

Zulmün Dine Bağlı Olduğunu Gösterme

Birleşik Devletler irtica veya mülteci korumasını elde edebilmek için, belirli bir dine sahip olduğunuz ya da olmadığınızı (Veya sahip olduğunuz ya da olmadığınız olarak algılanarak) ve yaşadığınız ülkede zulüm gördüğünüzü ya da görebileceğinizi kanıtlamak yeterli değildir. Bilakis, olanın mevcut veya algılanmış dine sahip olmamanızın zulmünüze asıl neden (Ya da nedenlerden biri) olduğunu açıkça belirtmelisiniz.

Bu bağlantıyı sağlamak zor olabilir. Örneğin, iç savaşta yaşadığınız ülkedeki ihtilaflı bölgede çalışan Hristiyan misyonerlerin grubunun bir parçasıysanız ve hükumet düzenli olarak sizin grubunuzun üyelerini isyancı kuvvetler hakkında bilgi almak amacıyla göz altına alıyor ve şiddet uyguluyorsa, ve bu şiddeti görmenizin ve göz altına alınmanızın sebebi olarak dininizi öne sürüyorsa düşündüğünüzden daga zor olabilir. (Talebinizi politik düşünce üzerine kurmayı düşünebilirsiniz.)

Göçmenlik dava vekili uygun kategori altında başvurduğunuzdan emin olmanıza yardımcı olabilir ve başvurunuzun başarı şansını önemli ölçüde arttırabilir.

Politik Düşüncenize Dayanılarak Zulüm Gördüğünüzü İddiat Eden İrtica

Politik düşüncenize dayanılarak zulüm gördüğünüzü Birleşik Devletler göçmenlik otoritelerine belirtmek için uygun zamanın ne zaman olduğunu merak mı ediyorsunuz?

Eğer geçmişte zulüm gördüyseniz ya da gelecek haklı nedenlere dayanan zulüm korkunuz varsa, irtica için talepte bulunabilirsiniz. İrtica Birleşik Devletlerdeki ve yaşadıkları ülkeye zarar görmeleri riskinden dolayı dönmekten korkan insanlar için uygun bir çaredir.

Verilen zarar zulüm olarak değerlendirilecek kadar ciddi olmalıdır ve yaşadığınız zulüm veya korku Göçmenlik ve Ulusal Akit’de belirtilen 5 gerekçeden birine bağlanmalıdır: Irk, din, millet, belirli bir sosyal gruba üyelik ya da politik düşünce. Talebinizi belirtirken zulmünüzün birden fazla gerekçeye dayandığını belirtebilirsiniz. Bu makale “Siyasi düşünce”nizin bu gerekçeler arasında gerçekçi olarak bulunup bulunamayacağından bahsedecektir.