Iltica

Zulme Uğrayan Gey [ya da LGBT] Bireylerin İlticası

Bir başvuru sahibi, ülkesinde LGBT bireylere sistematik zulüm yapıldığını göstererek, haklı nedenlere dayalı zulüm korkusu içerisinde olduğunu ortaya koyabilir. Başvuru sahibi, LGBT bireyi olduğunu kanıtlamalı ve ülkesine dönüşüne ilişkin korkusu makul nitelikte olmalıdır. Başvuru sahibinin, ülkesinin bir başka bölgesine taşınarak söz konusu zulümden kaçabilecek olması durumunda, haklı nedenlere dayalı zulüm korkusu unsuru ortadan kalkar.

Başvuru sahibi, ülkesindeki sistematik kötü muameleyi belgelerle kanıtlamalıdır. Başvuruya katkı sunacak belgeler, Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası Gey ve Lezbiyen İnsan Hakları Komisyonu ile Uluslararası Lezbiyen ve Gey Birliği gibi tanınmış, saygın insan hakları ve uluslarası LGBT hakları kuruluşlarının raporlarını içermektedir. Başvuru sahibi, ayrıca, ülkesinde LGBT ve/veya HIV pozitif bireylere yönelik şiddete ilişkin gazete kupürlerini dosyasına eklemelidir. Söz konusu ülkedeki ilgili koşullar hakkında uzman görüş ve ifadeleri de değerlendirmeye alınacaktır. Kanıt yetersizliği durumunda, ABD Dışişleri Bakanlığı Raporları son derece etkili olmaktadır.

Bireyin Gelecekte Zulme Uğrama Korkusu

Zulme uğramamış bir birey de, haklı nedenlere dayalı zulüm korkusu içerisinde olduğunu beyan edebilir. Haklı nedenlere dayalı zulüm korkusu varlığının kanıtlanması şu unsurlara bağlıdır:

1. başvuru sahibi, zulüm yapan bir kişinin çeşitli ceza yöntemleriyle ortadan kaldırmayı amaçladığı türden bir inanç ve/veya kişilik özelliğine sahiptir;

2. zulmeden kişi, başvuru sahibinin bu inanç ve/veya kişilik özelliğinin hâlihazırda farkında ya da farkına varabilecek durumdadır;

3. zulmeden kişi, başvuru sahibini cezalandırma kapasitesine sahiptir; ve

4. zulmeden kişi, başvuru sahibini cezalandırma eğilimindedir.

Belirli Bir Toplumsal Gruba Mensubiyet Yüzünden İltica

Başvuru sahibi, olası zulüm korkusunun, belirli bir toplumsal gruba fiilî ya da farazi mensubiyetinden kaynaklandığını kanıtlamalıdır. İltica hukukuna göre, eşcinseller söz konusu belirli toplumsal gruplardan biri olarak tanınmaktadır.

Lezbiyen veya gey bir başvuru sahibinin, iltica başvurusunda öncelikle eşcinsel olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Geçmişteki partnerler ve/veya Birleşik Devletler’de yaşayan arkadaşlarının ifadeleri ile temin ettiği belgeler başvuru dosyasına eklenebilir.

Başvuru sahibi, ayrıca, söz konusu zulmün eşcinsel bir birey olmasından kaynaklandığına dair kesin ya da ikinci derece delil sunmalıdır. Bir başvuru sahibinin bir gey bar çıkışında polis tarafından fiziksel saldırıya uğrayarak tıbbi müdahale gerektirecek şekilde yaralanması ve tehdit edilmesi vakasını inceleyen Mahkeme, bu zulmün eşcinsel olmasından kaynaklandığına hükmetti. Mahkeme bu karara, polisin gey olup olmadığını sorduktan hemen sonra başvuru sahibine saldırmasını delil olarak göstererek vardı.

İltica Mahkemesi, anlamlı bir biçimde daima, zulme yol açan birden çok gerekçe olabileceği temelinde karma gerekçe ilkesini benimsemektedir. Ancak, zararın kısmen, başvuru sahibinin sunduğu kesin ya da ikinci derece delille ortaya konan fiilî ya da farazi bir gerekçeye istinaden verilmiş olması gerekmektedir.

Bir İltica Mahkemesi, babasının bilgisi dâhilinde kötü muamele görmüş olan bir kadının uğradığı zulmün siyasi görüşlerinden kaynaklandığına hükmetmiştir. Zira, kadınların nasıl davranması gerektiğine dair katı dinî kurallara sahip olan baba ile kızı arasında bir fikir çatışması bulunmaktadır.

Devletin Kontrol Edemediği ya da Etmek İstemediği Bir Gruptan Görülen Zulüm

Başvuru sahibi, iltica hakkı kazanabilmek için, devlet ve/veya devletin kontrol edemediği ya da kontrol etmek istemediği bir grup tarafından zulme uğramış olmalıdır. Bu gruplar, gerilla ve milis grupları ile çeteleri kapsamaktadır. İltica hukuku gereği devlet; polis, askeri ve devlet okulları ve devlet destekli grupları da içermektedir.

Genel olarak, devletin suç işleyenler hakkında soruşturma başlatılmasının ya da mağdurun korunmasının önüne geçtiğine veya devlet müdahilliğine dair bir gösterge olmaması durumunda, diğer vatandaşlar tarafından gerçekleştirilen saldırı vakaları zulüm teşkil etmez. Örneğin, komşularının sözlü ve fiziksel saldırısına uğramış olan gey bir bireyin iltica başvurusu, söz konusu suçların siviller tarafından işlenmiş olması nedeniyle reddedilmiştir. Başvuru sahibi, resmî makamlara herhangi bir şikâyette bulunmamış olmasından dolayı, devletin onu koruma ve/veya şahsına saldıran kişiler hakkında soruşturma açılması hususlarında isteksiz ya da yetersiz olduğunu beyan edememiştir.

Bazı iltica kararlarına göre, başvuru sahibine karşı aile üyeleri tarafından işlenen suçlar, mağdurun korunması ve/veya suçu işleyenler hakkında soruşturma açılması hususlarında devletin isteksiz ya da yetersiz olması durumunda zulüm teşkil edebilir. İltica Mahkemesi, kimi vakalarda aile içi şiddetin zulüm teşkil edebileceğine hükmetmiştir.

Aile içi şiddet mağduru gey ve lezbiyen başvuru sahipleri iltica hakkı kazanabilir. Mağdura artan şekilde aralıksız şiddet uygulanması ve devletin mağduru korumadığına dair bir delil sunulması durumunda, başvurunun olumlu yönde sonuçlanması çok daha muhtemeldir.

Bu vakalar aile içi şiddete, aile üyelerinin bilgisi dâhilinde şiddet ya da cinsel saldırıya uğrayanlar için bir nebze olsun umut teşkil etmektedir. Ancak bunlar, başvuru sahibi, sorununa ilişkin olarak şikâyette bulunduğu polis kendisine yardım etmeyi reddetmiş olmadıkça veya devlet koruması talebinin yararsız ya da tehlikeli olabileceğine dair belge niteliğinde inandırıcı deliller sunmadıkça genellikle yetersiz kalacaktır. Aile içi dayak ve cinsel saldırı olayları, olumlu yönde sonuçlanabilecek iltica başvurularına gerekçe oluşturabilmektedir.