ILTICA. Zorla Uygulanan Tıbbi ve Fizyolojik Tedavi

Mahkemenin Rusya kökenli, Rusya’daki gay ve lezbiyenlere uygulanan şiddeti protesto ettiği için çeşitli olaylarda tutuklanmış ve hapis yatmış bir lezbiyen olan Pitcherskaia v. INS. Pitcherskaia’daki kararı. Milis güçler kendisini zorla hastaneye kapatmakla tehdit etmiş ve terapi seanslarına katılmasını zorunlu tutmuştur. Kendisine başarılı şekilde reddettiği sedatif ilaçlar reçete edilmiştir. Ek olarak, eski kız arkadaşlarından biri isteği dışında hastaneye kapatılmış ve cinsel yönelimini tedavi etmek amacıyla elektrik şoku tedavisi ile bazı diğer tedavilere maruz bırakılmıştır. Uygun olan sınama, makul bir insanın bu çilenin saldırgan biçimde uygulanıp uygulanmadığını bulacak olmasıdır.

Genel olarak, taciz ve ayrımcılık iltica için zulüm tanımlarını karşılamaz. Zulüm, azınlıklara karşı uygulanan genel ayrımcılıktan farklı şekilde, uç bir kavram olarak görülmektedir. Zulüm “herhangi bir fiziksel cezanın, şiddet uygulamasının veya ciddi özgürlük kısıtlamasının eşlik etmediği sözlü taciz veya tehditten oluşan birkaç izole olaydan fazlası”nı gerektirmektedir. Geçimini sağlama hakkına, dinini uygulamaya veya sıradan eğitim kurumlarına erişebilmeye getirilen ciddi kısıtlamalar gibi ayrımcılığın ciddi formları bazı durumlarda zulüm anlamına gelecektir. Ciddi şekilde yükselen birikimsel ayrımcılık zulüm olarak görülmede daha yüksek şansa sahiptir.

Suçlar tek başlarına muhtemelen bir iltica vakası için zulüm seviyesine ulaşamayacaktır. Yine de, başvuru sahibi hırsızlık veya saldırının ırk, din, cinsiyet, politik görüş, milliyet ve sosyal grup bağlamında motive olduğunu gösterebilirse ve polis koruma sağlamada başarısız olmuşsa, durum zulüm tanımına uyabilir.

Meksika kökenli bir Gay; polisin ahlaka aykırı şekilde hitap ettiği ve ondan zorla para aldığı, hırsızların ona gay olduğunu söyleyerek gasp ettiği ve bir grup erkeğin ona “ib.e” diye bağırarak dövdüğü bir olayda, Göçmenlik Mahkemesi, bunun zulüm olmaktansa sadece taciz ve ayrımcılık olduğu kararına vardığından, iltica hakkı kazanamamıştır. Bu olay hırsızlık ve gaspın zulüm sayılabilmeleri için genel olarak belirli uç bir seviyeye ulaşması gerektiğini göstermektedir.

Eğer söz konusu ülke genel topluma karşı her iki çeşit suç olaylarını muazzam seviyede arttıran şartlar olan iç karışıklıklar ve ekonomik bunalım yaşıyorsa hırsızlık ve gaspın zulüm sayılabileceğini kanıtlamak zor olacaktır.